bouquet

Doğal Taşlarla Tedavi Mümkün mü ?

P1010019-768x348

Evrendeki düzenin en son misafiri olan insan, doğada hazır bulduğu her şeye sahip olma arzusuyla, ona hükmetme tutkusuyla doğayla mücadeleye koyuldu.
Doğada hiçbir şeyin anlamsız olmadığını, çatışma yerine uyum ve dayanışmanın kendi çıkarına olduğunu anlaması için uzun bir zamana ihtiyacı vardı. Öğrenmesi gerekiyordu ki yapay ne varsa doğayı bozmaktadır ve sonuçta da düzeni aksatmaktadır.
İnsanoğlu, pozitif bilimler aracılığıyla doğayı tanımaya ve tanımlamaya çalışırken bir yandan da ondan yararlanmanın yollarını öğrenmeye başladı. Tıp,kimya ve biyoloji gibi bilim dallarındaki gelişmelerin yanında, tamamlayıcı tıp diye anılan, alternatif tıp yöntemlerinden de yararlanarak daha sağlıklı ve huzurlu bir yaşamın yolları keşfedilmeye başlandı. Hatta şunu rahatlıkla söylemek mümkündür ki; modern tıptan önce, tecrübe yoluyla elde edilen birtakım metotlarla sağlıklı yaşamın yolları keşfedilmiştir. Binlerce yılda, belki milyonlarca insan bu yolla şifa buldu ve bulmaya da devam etmektedir.
Doğal taşlar ve mineraller de bu çerçevede şifa etkisi olan, doğal tedavi enstrümanlarındandır.

Binlerce Yılın Tecrübesi
Dünyanın her bir tarafında, çağlar boyunca, milyonlarca insan muhtelif taşlarla tedavi görmüş, tecrübe ede geldikleri tedavi etkileri dolayısıyla da bu taşlara her dönemde itibar göstermişlerdir.
Madde, enerjinin yoğunlaşmış halidir. İçinde yoğun bir enerji barındıran bu taşların metabolizma üzerine etkisini araştırmak, klinik sonuçlara ulaşmak da yine uzmanlarının araştırma konusu olmalıdır. Taşların etkisi hakkında her söylentiye inanmanın doğru olmaması kadar, bu etkileri, araştırma konusu yapmadan inkara kalkışmak da aynı oranda ikinci bir yanlıştır.
Kaplıcalar ve bazı mağaralarda tedavi arayan ve faydalanan milyonlarca insan, aslında bu mekanlardaki mineraller vasıtasıyla şifaya kavuşmaktadır. Temas yoluyla veya pozitif mikrodalga etkisi vasıtasıyla ,vücut üzerinde olumlu etkiler yapmaktadır. Yapay olmamasına dikkat ederek alacağınız kütle ve takı halindeki taşların etkisi direkt vücuda olmakta ve bu şekilde yarar sağlamaktadır. Vücudun elektrik sirkülasyonu, metabolizmanın düzenlenmesi, hormonların işlevlerini etkilemesi gibi yollarla ,tamamlayıcı tıbbın kullandığı malzemeler arasında önemli bir yer tutmaktadır.
Evde, işte bir aksesuar gibi kullanacağınız taşlarla, ortamdaki negatif enerjinin bir paratoner gibi nötralize edilmesini sağlamış olursunuz.

fire-opal-cabachonYükselen Trend: Doğal Taşlar
Evet, doğada milyonlarca yıldır var olan , kimi zaman rengi,kimi zaman değişik görünümleri dolayısıyla ilgi çeken taşların, takı ve süs eşyası olarak kullanıla geldiklerini biliyoruz. Son dönemlerde ise gözünü altın ve gümüş takıların yerine dikmiş olduklarını gözlemleyebilmekteyiz. Bugün sevindirici olan gelişme, insanların bu takıları sadece bir estetik malzeme olarak görmemeleri; taşların vücut ve duygular üzerine etkilerini araştırarak buna göre seçimde bulunmaları ve her geçen gün bu alandaki bilgilerin paylaşılarak yaygınlaşmış olmasıdır.
Bu arada, bilimsel temele dayanmayan, mitolojik öğelerle dolu, özellikle de Uzakdoğu efsanelerinden kaynaklanan birtakım söylencelerin, taşların etkisi hakkındaki açıklamalara gölge düşürdüğünü de belirtmek gerekiyor.
Konuyla ilgili yapılan araştırmalarla, geleneksel tıbbi uygulamalarda taşların yeri hakkında birçok veriye ulaşılmıştır. Aztek’lerden Eski Mısır’a ,İslam coğrafyasından Çin’e kadar, değişik taşların bu amaçlarla kullanıldığı görülmektedir.Eski Yunan’da ametist ve sitrinin, Çinlilerde yeşim ve floritin, Romalılarda hematitin, Yahudiler ve Kızılderililer için jasperin, Müslümanlarda ise akiğin özel bir yeri vardır. Baltık ülkelerinde insanlar kehribarı iksir gibi kullanmaktadır. Guatr ve tiroid düzensizlikleri başta olmak üzere, solunum yolları kaynaklı hastalıklar ve sinüzit gibi birçok rahatsızlık dolayısıyla kehribardan yararlanmaktadırlar. Ses tellerini olumlu etkilemesi dolayısıyla birçok meşhur ses ve tiyatro sanatçısı kehribar kolye kullanır.
Avrupa ve Amerika’da insanlar kuvartz kristaline çok değer verirler. Negatif enerjiyi pozitife çevirmesi ve düşünce berraklığı sağlaması gibi etkileri, en çok bilinen özellikleridir. Masallarda geçen bir sahneyi
hatırlarsınız: Kahin veya büyücü, kristal bir küreye bakarak “gaipten” haber verir. Konunun aslı, muhakeme yeteneği kazandıran kuvartz kristallerinin, berrak düşünmeye etkisi dolayısıyla, motivasyonu da etkileyerek düşünce gücünün azami kullanılması esprisine dayanır.Tek diş, salkım veya küre şeklindeki formatları, beyin üzerinde direkt etki yaparak farklı boyutlara açılmaya imkan sağlar.
Asya ülkelerinde, özellikle de Çin’de yeşim taşının özel bir yeri vardır: Geleneksel ejderha figürü sonsuzluğu sembolize eder. Yeşim de ejderhanın yeryüzüne ektiği bolluk ve şans tohumlarıdır. O nedenle de çok değişik yeşim biblolar ev ve işyerlerini süslerken, tapınaklarda da ağırlıklı olarak yeşim tespihler bulunur. Yeşimin Türk tarihinde de farklı bir yeri vardır. “yada taşı” olarak bilinen taşın olağanüstü güçleri olduğuna inanılmıştır. Yağmur yağdırmak için bu taşı kullandıkları kaydedilmiştir. Bugün de tamamlayıcı tıpta, antidepresif olarak yararlanılmaktadır. Strese iyi gelmesi ve gerilimi azalttığı için tercih edilen bir taştır.
Saflığın, zihinsel berraklığın sembolü inci, tarihin ilk çağlarından beri kullanıla gelmektedir.
Mercan, zenginliğin ve albenili olmanın neredeyse sembolü olarak bayanların dikkatini çekmiştir ve çekmeye de devam etmektedir. Cilde iyi geldiği kadar cazibeyi de artırır. Benzer etkileri olan pembe kuvartz ise doğal pırıltısıyla ve güçlü enerjisiyle rağbet görmeye devam ediyor.
Akik ise temel taşlardan biri olmaya devam ediyor. Oldukça sert bir taş olan akik taşı, çok bilinen kahve renginden başka yeşil,pembe,siyah,beyaz hatta mavi renkleriyle çok güzel takılar yapılmaya müsait bir taştır. Akikten yapılan biblolar ve küçük eşyalar, çok şık aksesuarlar olarak tercih edilmektedir. Altın ve gümüşle birlikte işlenebildiği gibi doğrudan akik dizilerden yapılma takılar , tespih ve eşyaların güzelliği bir yana, stresin doğal ilacı olarak tercih edilmektedir. Böbreküstü bezlerini aktive etme özelliği yanında spazm çözücü olarak da yararlanılmaktadır. İslam coğrafyasında, Hz.Muhammed’in sünneti ve tavsiyesi olduğu için sıkça kullanılan akik, son yıllarda bütün dünyanın rağbet ettiği bir taş olmuştur.
Bu listeyi uzatmak mümkündür.
Sudaki balığın, suyun kıymetini bilmemesi gibi, içinde yaşadığımız doğada bizlere sunulan nimetlerden habersiz yaşamak büyük bir kayıp olacaktır. Bedene ve ortama katkıda bulunduğu pozitif enerjiyle beraber ,görsel olarak da türlü güzellikleri barındıran doğal taşlardan daha fazla yararlanmak zorundayız. Cansız gördüğümüz bu doğa elemanlarının, hayatımıza ne kadar can ve enerji kazandırdığını görüp hayrete düşeceksiniz. Yeter ki isteyin…