bouquet

Hakkımda

Dünya ve doğa bir bütün, acı ve sevgi tüm canlılarla ortak yanımız gerçek şifayı arama yolculuğu için sayfama hoş geldiniz.

37AD282C-370E-4436-89D6-4A904D34D6C4

Her olay bir armağandır ve her deneyimde bir hazine gizlidir. Tüm fiziksel yaşam doğa yasalarına uygun olarak sürer. Bu yasaları öğrenip uyguladığımızda ruhsal ve fiziksel boyuttaki yaşamda ustalaşmış oluruz. Evrim yasası şöyle gidiyor bilmek, deneyimlemek, olmak. Hiç bir şey zıttı olmadan var olmaz… Mutlak boyutun haricinde. Bizde oradan geldik. Mutlakta deneyim yoktur. Yalnızca bilmek vardır. Bilmek yüce bir boyuttur. En büyük haz olmaktır. Olmak’ a ancak deneyimden sonra ulaşılabilinir.

 

 

 

 

 

İnsanın hayatında iki önemli gün olduğunu anladım. İlki, 12 Ekim sabahı Edirne de dünyaya geldiğim gün. İkincisi de ruhta uyandığım gün.

1960 yılında Edirne’de doğdum. 10 yaşıma kadar İstanbul’da yaşadım. 1970 yılında Almanya’ya yerleştik.

1981 yılında oğlumu dünyaya getirmekle başladı ölüm korkularım. Ölecek isek ne için yaratıldık? Ölüm nasıl bir şeydi? Nasıl ölünüyor du? Mutlu ve mutsuz kime göre, neye göre yaşanıyordu? Dışımda sahte maskeler ile kaybolmuş kimliğimin ve içimde beni arayan geçmişim, incinmelerim, engellerim ve sorgulamalarım vardı. Yoğun yaşadığım his ve duygularım hırçın dalgalar gibi sert ve yorucuydu. Hiç kimse ile konuşamıyordum, sanki anlatsam beni zaten anlamayacaklardı. Onlara göre mutlu olmak için maddi-manevi her şeyim vardı. Aşk evliliğime rağmen 4 aylık canım oğlumu babasına bırakıp, katıldığım kurs ve seminerler de adeta “bir şeyler” arıyordum.  4 yıl sonra canım kızımı dünyaya getirmekle arayış ve mücadeleme iki çocuğumla devam ettim.Zaman geçtikçe; yorulmuş, üzgün ve benim için daha da zorlaşan hayatım da yaşayacak gücümün kalmadığını, ölümün her nefesimde benimle olduğunu hissediyordum. Sorunlarımın sonucun da, depresyon, panik atak, stres ve kaygı bozukluğu gibi ortaya çıkan psikolojik-hastalıklarımın tanı ve teşhisini koyan doktorlara göre ilaçlarla tedavi yapılması gereken tek yoldu bense bunu asla kabul etmiyordum. 4 yıl iyileşebilmek için maddi-manevi mücadele verdim. Klasik tıbbın yetersizliğini deneyimlediğim o yıllarda sorunlarıma çareyi alternatif tıp ve tedavide buldum.  Alternatif hayat ve spiritüel yol ayrımında çok değerli hocalarım oldu. Yaşam ile ölüm arasındaki korkularımla yüzleştikçe, yoğun hissettiğim içimde ki denizin hırçın dalgaları üzerinde artık sörf yapmayı öğrendim.

1995 den itibaren güzel ülkeme dönüş yaparak dünyanın çok güzel bir noktası olan Antalya’ ya yerleştim.Yurt içi ve yurt dışı kişisel ve kurumsal çalışmalarımla 25.yılımda olduğum için herkese ve her şeye teşekkür ediyorum. Minnettarım.

En önemlisi de aradığım O ‘BİR OLAN’ a, Allah’ a, Tanrı’ya, Gott, God ya da Nirvana’yı ararken o dönemler de bir Budist olarak Hristiyan bir ülkede Müslüman yazan kimliğimle MANADA BEN yolculuğumu tasavvufta GEL diye çağıran Hz. MEVLANA’ nın sözünde buldum. Rabbim e Sonsuz Şükürler olsun.

Ölmeden ölmeyi deneyimlediğim o günden sonra İkinci Uyanışımı Ruhta yaşamaktayım

MANADA BEN yolculuğumun, temelinde  4 kuşak geriye dayanan genetik miras olarak bana geçen şifacılık özelliğimizin var olduğunu araştırdıkça BENİM de şifacılığa yönlendirildiğimin kaçınılmaz hikâyesini ileriye doğru yaşarken geriye doğru bakarak anladım.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum

Ben hep kendime çıkan bir yokuştum

Yokuşun başında bir düşman vardı

Onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

Alternatif hayatı kendim için öğrendim şimdi başkalarına öğretiyorum.

 

İyiyi ve kötüyü tanıdım. Günahı ve fazileti anladım, haklıyı ve haksızı yargıladım ve yargılandım. Doğumdan ve ölümden geçtim. Sevinçten ve kederden, cennetten ve cehennem den en sonunda anladım ki, ben her şey ile bir’im ve her şey benim içimde’’

Hazrat İnayet KHAN